Yargıtay'dan kira sözleşmelerine yönelik kritik karar!
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, sözleşmedeki ihbar süresine uymadan tahliye edilen iş yerleri için önemli bir emsal karara imza attı. Mahkeme, tazminat hesabında taşınmazın boş kaldığı sürenin değil, sözleşmede belirlenen fesih bildirim süresinin esas alınması gerektiğine hükmetti.

Bir iş yeri kiralama sürecinde taraflar, sözleşmeye fesih durumunda altı ay önceden bildirimde bulunulmasını şart koşan bir madde ekledi. Kiracının bu süreye riayet etmeden dükkanı boşaltması üzerine mülk sahibi, erken tahliye nedeniyle oluşan zararının karşılanması talebiyle dava açtı. Yerel mahkeme, taşınmazın yeniden kiralanması için gereken süreyi bir ay olarak hesaplayarak kiracıyı 140 bin 630 USD tutarında tazminat ödemeye mahkum etti.
İstinaf incelemesinin ardından dosya Yargıtay 3. Hukuk Dairesine taşındı. Yüksek mahkeme, kira sözleşmesinin süresinden önce feshedilmesine dair geçerli bir gerekçe sunulmadığına dikkat çekti. Yargıtay, sözleşmenin 10. maddesinde düzenlenen altı aylık fesih bildirim süresinin, makul süre tazminatının belirlenmesinde temel alınması gerektiğine karar verdi.
Yargıtay kararında şu ifadelere yer verildi: "Davacının zararı, tahliye tarihinden itibaren kiralananın aynı şartlarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir. Ancak kira sözleşmesinin (10.) maddesinde taraflar feshi ihbar süresi getirmiş ve bu süreyi 6 ay olarak kararlaştırmışlardır. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; 6 aylık feshi ihbar süresinin makul süre olarak kabulü ile davalının 6 aylık kira bedelini makul süre tazminatı olarak ödemesi gerektiği gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir."
Bu gerekçeler doğrultusunda Bölge Adliye Mahkemesinin kararı ortadan kaldırıldı ve Sulh Hukuk Mahkemesi hükmü oy birliği ile bozuldu.
Kaynak: Bursa Anında Haber Merkezi



