“Dokuzuncu gezegen” gerçekten var mı?
Gökbilimciler, uzak uzay cisimlerinin yörüngelerindeki sıra dışı hareketleri analiz ederek Güneş Sistemi'nin sınırlarında olabileceği düşünülen dokuzuncu gezegenin izini sürüyor.

Güneş Sistemi'nin en uzak bölgelerinde henüz keşfedilmemiş bir gezegenin varlığına dair fikirler uzun yıllardır astronomi dünyasında tartışılmaya devam ediyor. 1846 yılında Neptün'ün keşfi, kütleçekimsel etkilerin görünmeyen gezegenlerin tespit edilmesine olanak sağladığını kanıtlamıştı. Bu gelişmenin ardından 1930 yılında Plüton keşfedilmiş, ancak 2006 yılında bu gök cisminin cüce gezegen sınıfına dahil edilmesiyle sistemdeki dokuzuncu gezegen konusu yeniden gündeme gelmişti.
Geçmişte Amerikalı gökbilimci Percival Lowell, Uranüs ve Neptün'ün yörüngelerindeki düzensizliklerin daha uzak bir gezegenden kaynaklandığını savunmuştu. Gezegen X olarak adlandırılan bu hipotez, Voyager 2 uzay aracından gelen veriler ışığında bir dönem göz ardı edilse de, modern bilim dünyası günümüzde araştırmalarını Neptün ötesindeki çok daha uzak cisimlere yöneltmiş durumda.
Caltech bünyesinde çalışan gökbilimciler Konstantin Batygin ve Michael Brown, 2016 yılında Neptün ötesindeki cisimlerin yörünge hareketlerini açıklayan yeni bir teori sundu. Batygin, bu cisimlerin dinamik olarak kararsız olduğunu ve mevcut verilerin başka bir yolla açıklanamayacağını belirterek, yörünge kümelenmeleri ile yüksek eğimli hareketlerin gizli bir gezegenin varlığıyla açıklanabileceğini öne sürüyor.
Teori lehine güçlü veriler sunulmasına karşın, söz konusu gezegen henüz doğrudan gözlemlenebilmiş değil. Mevcut bulgular durumu karmaşık kılsa da, Şili'deki Vera C. Rubin Gözlemevi gibi gelişmiş tesislerin yapacağı yeni gözlemlerin bu gizemi aydınlatması bekleniyor. Doğrudan bir görsel kanıt elde edilene dek, uzak uzaydaki yeni keşifler ve bu cisimlerin davranışları araştırmaların merkezinde yer almaya devam ediyor.
Kaynak: Bursa Anında Haber Merkezi



