Fransa'daki seçimlerde yarış kızıştı!
Yeni bir kamuoyu araştırması, Fransa'da yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçiminde aşırı sağcı Marine Le Pen ile sol kanadın temsilcisi Jean-Luc Mélenchon'un ikinci tura kalabileceğini gösteriyor.

Fransa'da yayımlanan son kamuoyu araştırması, merkez siyasetin gerilediği ve uç kutupların güç kazandığı bir siyasi tabloda, aşırı sağcı Marine Le Pen ile sol kanadın temsilcisi Jean-Luc Mélenchon'un cumhurbaşkanlığı seçiminde ikinci tura kalacağını gösteriyor. Hayat pahalılığı, durgun ekonomi ve jeopolitik istikrarsızlığın damga vurduğu ülkede seçmenler, sandıkta aşırı sağ ve sol arasında doğrudan bir hesaplaşmayla karşı karşıya kalabilir.
Fransız televizyon kanalı M6 ile Lüksemburg merkezli medya grubu RTL için Toluna Harris Interactive tarafından 22-24 Eylül tarihleri arasında yapılan ankete göre, test edilen beş ayrı senaryonun tamamında Le Pen ile Mélenchon ikinci tura kalıyor. Reuters haber ajansının aktardığına göre aşırı sağcı Ulusal Birlik partisinin lideri Le Pen ilk turda yüzde 35 ile 36 bandında oy oranına ulaşıyor. 14 Eylül'de yayımlanan önceki ankette yüzde 33 seviyesinde olan Le Pen'in, ikinci turda rakibi Mélenchon karşısında yüzde 69, eski Başbakan Édouard Philippe karşısında ise yüzde 57 oranında oy desteğine ulaştığı belirtiliyor.
Cumhurbaşkanlığı yarışına dair anketlerin hemen öncesinde düzenlenen kısmi Senato seçimleri de aşırı sağın yerel düzeydeki sıçramasını tescilledi. Senato'da grup oluşturabilmek için gereken 11 sandalye eşiğini aşan parti, üst meclisteki temsil gücünü doğrudan artırdı. Seçim sonuçlarına ilişkin olarak parti yönetimi 15 sandalyeye ulaştıklarını açıklarken, Ulusal Birlik Başkanı Jordan Bardella, Cumhuriyet İçin Sağ Birlik partisinden seçilen iki üyenin katılımıyla toplam 14 sandalyeden oluşan ortak bir grup kuracaklarını duyurdu.
Aşırı sağın 2014 yılında yalnızca iki sandalyeyle adım attığı, 2023 yılında ise üç sandalyede kaldığı Senato'da ulaştığı bu düzey, parti yönetimi tarafından tarihi bir dönüm noktası olarak nitelendirildi. Le Pen, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede elde edilen neticenin beklentileri aştığını belirterek Senato grubunun cumhurbaşkanlığı kampanyasında temel bir platform işlevi göreceğini bildirdi. Sol kanatta ise Jean-Luc Mélenchon liderliğindeki Boyun Eğmeyen Fransa hareketi, Senato'daki ilk sandalyesini elde etti.
Aşırı sağ ve sol temsilcilerin üst meclise ilk kez bu ağırlıkta girmesine karşın, Senato'daki çoğunluk merkez sağın elinde kalmayı sürdürdü. Le Monde gazetesinin paylaştığı ilk verilere göre, Cumhuriyetçilerin sandalye sayısı 134'ten 128'e gerilerken müttefikleri 74 sandalyeye çıktı. Sol blok ise 78 olan sandalye sayısını 74'e düşürdü. Senatörleri belirleyen yaklaşık 172 bin 600 kişilik seçici kurulun tamamı yerel yöneticilerden oluştuğu için, Fransız uzmanlar bu tablonun genel halk eğilimini yalnızca sınırlı ölçüde yansıttığına işaret ediyor.
Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un görev süresinin dolmasıyla birlikte merkez siyasetteki boşluğu doldurma arayışları sürerken, eski Cumhurbaşkanı François Hollande yeniden aday olabileceğini duyurdu. İtalyan La Repubblica gazetesine konuşan sosyalist lider, ancak net bir kazanma şansı görmesi durumunda yarışa gireceğini söyledi. Uzmanlar, Hollande'ın geçmiş iktidar dönemindeki ekonomik sorunlar nedeniyle zedelenen imajı yüzünden Sosyalist Parti çatısı dışında bağımsız aday olmasının zorluklar barındırdığını vurguluyor.



