Öğ-Der'den eğitim sistemine yönelik yeni öneriler
Bursa Öğ-Der, 2026-2027 eğitim yılı öncesinde zorunlu eğitim süresinden okul güvenliğine kadar pek çok konuda çözüm çağrısında bulundu. Şube Başkanı Yusuf Gürken, eğitimin ilk 5 yılının zorunlu, sonraki 6 yılının ise isteğe bağlı olması gerektiğini savundu.

Yeni eğitim-öğretim yılı yaklaşırken Şuurlu Öğretmenler Derneği (Öğ-Der) Bursa Şube Başkanı Yusuf Gürken, eğitim sistemindeki sorunların bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirtti. Gürken, akademik başarının yanı sıra ahlak, sorumluluk ve medeniyet değerlerinin de eğitim süreçlerinde gözetilmesi gerektiğini vurguladı.
Okullardaki temizlik ve bakım hizmetlerine ilişkin yaşanan belirsizliklere dikkat çeken Gürken, geçici çözümler yerine okul kapasitesine uygun, sürekli temizlik personeli istihdam edilmesi gerektiğini ifade etti. Okulların eğitim başlamadan önce hijyen açısından hazır olması gerektiğini belirten Gürken, bu durumun temel bir ihtiyaç olduğunu kaydetti.
Milli Eğitim Bakanlığı'na zorunlu eğitim sistemi için 5+3+3 modelinin yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulunan Yusuf Gürken, “Eğitim sisteminin ilk 5 yılı zorunlu, sonraki 6 yılı ise isteğe bağlı olmalı. 5 yıllık zorunlu eğitimin ardından öğrenciler kabiliyetleri doğrultusunda mesleki alanlara yönlendirilmeli. Tarım, hayvancılık, sanayi ve teknoloji gibi alanlarda ihtiyaç duyulan ara eleman sorununu çözülmeli. Gençlerin daha erken yaşlarda meslek edinmelerine ve üretime katılmalarına imkân sağlanmalı” dedi.
Okullarda yaşanan güvenlik sorunlarına da değinen Gürken, “Uyuşturucu, şiddet, madde bağımlılığı, akran zorbalığı ve okul çevresindeki güvenlik risklerine karşı daha etkin tedbirler alınmalı. Okulların güvenlik görevlisi ihtiyacı karşılanmalı. Öğretmenler güvenlik görevlisi, psikolog ve sosyal hizmet uzmanı gibi farklı görevlerin yükünü taşımamalı. Okul, aile, emniyet ve yerel yönetimler arasındaki iş birliği güçlendirilmeli” ifadelerini kullandı.
Eğitimde asıl yatırımın insana yapılması gerektiğini savunan Gürken, öğretmenlerin ekonomik ve sosyal şartlarının iyileştirilmesi, okul yöneticilerinin üzerindeki bürokratik yükün azaltılması ve ailelerin sürece daha fazla dahil edilmesi gerektiğini belirtti. Gürken, “Eğitim politikaları günübirlik uygulamalar yerine uzun vadeli ve bütüncül bir anlayışla ele alınmalı. Eğitim çalışanlarının, öğrencilerin, velilerin ve eğitim alanında faaliyet gösteren STK’ların görüşlerine daha fazla önem verilmeli. ‘Önce ahlak ve maneviyat’ anlayışıyla öğrencileri yalnızca sınavlara değil, hayata, mesleğe ve topluma hazırlayan bir eğitim sistemi istiyoruz” şeklinde konuştu.



